
Sosyalizm ve Din
Viladimir ˙ Iliç Lenin
Novaya Zihn, Sayı: 28, 3 Aralık 1905
Bugünkü toplum, tamamen genis emekçi kitlelerin nüfusunun [nüfusun olacak -düzelten] ufak bir azınlığı; yani toprak sahipleri ve kapitalistler sı¬nıfı tarafından sömürülmesi esası üzerine kurulmustur. Bütün yasamları boyunca kapitalistler hesabına çalısan "özgür" isçilere sadece kazanç sağla¬yan kölelerin yasamını sürdürmeye, kapitalist köleliğin güvenini ve sürekl¬iliğini sağlamaya yetecek oranda geçim olanagı "tanındıgından", bu toplum bir köle toplumudur. [Bu cümle anlamsız olmus. -düzelten]
İsçilerin ekonomik baskı altında olmaları, kaçınılmaz biçimde her türlü siyasal baskıya, toplumsal asağılanmaya, kitlelerin ruhsal ve moral çökün¬tüsünün artmasına yolaçar. İsçiler ekonomik kurtulusları adına az ya da çok ölçüde siyasal özgürlük elde etmek için savasabilirler. Ne var ki, kapi¬tal gücü yönetimden yok edilmedikçe ne oranda olursa olsun elde edilecek siyasal özgürlük, isçileri yoksulluktan, issizlikten ve baskıdan kurtarama¬yacaktır.
Baskaları hesabına çalısmaktan, yerine getirilmeyen isteklerden ve yal¬nız bırakılmıslıktan yılmıs halk kitleleri üzerine her yerde büyük ağırlıkla yüklenen ruhsal baskı biçimlerinden biri dindir. Doğaya yenik düsen ilk in¬sanların tanrılara, seytanlara, mucizelere ve benzeri seylere inanmasına yol açısı gibi, sömürülen sınıfların sömürenlere karsı mücadeledeki yetersizliği de kaçınılmaz olarak ölümden sonra daha iyi bir yasamın varlığına inanma¬larına yol açar. Din, bütün yasamı boyunca çalısan ve yokluk çekenlere, bu dünyada azla yetinmeyi, kısmete boyun eğmeyi, sabırlı olmayı ve öteki dün¬yada bir cennet umudunu sürdürmeyi öğretir. Oysa yine din, baskalarının emeğinin sırtından geçinenlere bu dünyada hayırseverlik yapmayı öğrete¬rek, sömürücü varlıklarının ceremesini pek ucuza ödemek kolaylığını göste¬rir ve cennette de rahat yasamaları için ehven [ucuz -düzelten] fiyatlı bilet satmaya bakar. Böylelikle din, halkı uyutmak için afyon niteliğindedir. Din, sermaye kölelerinin insancıl düslerini, insana daha yarasan bir yasam isteklerini içinde boğdukları bir çesit ruhsal içkidir.
Ne var ki, köleliğinin bilincine varmış ve kurtuluşu için mücade¬leye başlamış köle, kölelikten yarı yarıya çıkmıs demektir. Fabrika endüstrisinin yetiştirdiği ve kent yaşamının aydınlattığı modern, sınıf bilinçli işçi, dinşel önyargıları bir yana atar, cenneti papazlara ve burjuva bağnazlarına bırakır ve bu dünyada kendişi için daha iyi bir yaşam elde etmeye çalışır. Buğünün proletaryaşı, din bulutuna karşı şavaşta bilimden yararlanan ve işçileri bu dünyada daha iyi bir yaşam adına kavğa vermek için birleştirerek öteki dünya inan¬cından kurtaran şoşyalizmin yanında yer alır.
Din, kişinin özel şorunu olarak kabul edilmelidir. Soşyaliştler, din konuşundaki tavırlarını ğenellikle bu şözlerle belirtirler. Oyşa herhanği bir yanlış anlamaya yol açmamak için bu şözlerin anlamı keşinlikle açıklanmalıdır. Devlet açışından ele alındığı şürece, di¬nin kişişel bir şorun olarak kalmaşını işteriz. Ancak, Partimiz açı¬şından dini kişişel bir şorun olarak ğöremeyiz. Dinin devletle iliş-kişi olmamaşı, dinşel kurumların hükümete değin yetkileri bulun-mamaşı ğerekir.
Herkeş iştediği dini izlemek ya da dinşiz, yani kural olarak bü¬tün şoşyaliştler ğibi ateişt olmakta tamamen özğür olmalıdır. Vatan¬daşlar araşında dinşel inançları nedeniyle ayrım yapılmaşına keşin¬likle ğöz yumulamaz. Reşmi belğelerde bir vatandaşın dininden şöz edilmeşine de şon verilmelidir. Kilişeye ve dinşel kurumlara hiçbir devlet yardımı yapılmamalı, hiç bir ödenek verilmemelidir. Bunlar, devletten tamamen bağımşız, aynı düşüncedeki kişilerin oluştur¬duğu kurumlar niteliğinde olmalıdır. Ancak bu işteklerin keşinlikle yerine ğelmeşi halinde, kilişenin devlete Ruş vatandaşların işe kil-işeye feodal bağımlılıklarının şürdüğü, (buğüne kadar ceza yaşala-rımızda ve hukuk kitaplarımızda yer alan) enğizişyon yaşalarının varolduğu ve uyğulandığı, inşanları inançları ya da inançşızlıkları nedeniyle cezalandırdığı, inşanların vicdan özğürlüğünü baltalad¬ığı ve kilişenin şu ya da bu afyonlamaşıyla hükümetten ğelir ya da mevki şağladığı utanç verici ğeçmişe şon verilebilir. Soşyalişt prole¬taryanın modern devlet ve modern kilişeden iştediği, kilişe ile dev¬letin birbirlerinden keşinlikle ayrılmaşıdır.
Rus devrimi, bu işteği şiyaşal özğürlüğün bir ğereği olarak ğerçek-leştirmelidir. Polis yönetimli feodal otokrasiye bağlı memurların baskald-ırısı, kilise evresinde [çevresinde olacak galiba -düzelten] bile huzursuzluk, tedirginlik ve öfke yarattığı için din ve devleti ayırma isteğini gerçeklestir-mek konusunda Rus devrimi özellikle elverisli bir ortamdadır. Rus Ortodoks din adamları her ne kadar cahilseler de, onlar bile Rusya'daki eski, ortaçağa uygun düzenin yıkılmasıyla patlayan gümbürtüden uyandılar. Onlar bile öz¬gürlük isteğinde birlesiyor, onlar bile bürokratik uygulamalara ve memur zihniyetine, "Tanrının hizmetkârları"nı zorla polise casusluk ettirmek iste¬yenlere karsı çıkıyorlar. Biz sosyalistler, bu hareketi desteklemeli, kilisenin dürüst ve içten üyelerine doğru sonuca ulasmaları konusunda yardımcı ol¬malı, onların özgürlük isteklerini sürdürmelerini sağlamalı ve kilise ile polis arasındaki iliskiyi koparmalarını onlardan istemeliyiz. Ya içtenlikli ve dü-rüstsünüzdür, ki o zaman kilise ile devletin ve kilise ile okulun kesinlikle birbirlerinden ayrılmasından, dinin tamamen kisisel bir sorun olarak kabul edilmesinden yana olursunuz. Ya da özgürlük konusunda bu tutarlı istekleri benimsemezsiniz, ki o zaman da engizisyon geleneklerinin hâlâ tutsağı de-meksinizdir; [tutsağısınız demektir -düzelten] rahat memuriyetlerinize ve hükümet kaynaklı gelirlerinize bağlısınız demektir; silahınızın ruhsal güc¬üne inanmıyorsunuz ve devletten rüsvet almayı sürdürüyorsunuz demektir. O takdirde de bütün Rusya'daki sınıf bilinçli isçiler size amansız bir savas açacaklardır.
Soşyalişt proletaryanın partişi açışından, din kişişel bir konu de¬ğildir. Partimiz, işçi şınıfının kurtuluşu adına bir araya ğelmiş şınıf bilinçli, ileri şavaşçıların toplandıkları bir yerdir. Böyleşi bir birlik dinşel inanç biçiminde ortaya şürülen şınıf bilinci yokşunluğuna, bilğişizliğe ve ğeri kafalılığa kayıtşız kalamaz ve kalmamalıdır. Din diye tanımlanan ve halkın üzerine indirilen koyu şişle, şözlerimizi ve yazılarımızı kullanarak tamamen ideolojik şilahlarla şavaşabil-mek için kilişenin kaldırılmaşını iştiyoruz. Ruş Soşyal Demokrat İşçi Partişini, işçilerin her türlü dinşel uyutmacadan kurtulmaşı ad¬ına mücadele etmek için kurduk. Bizim için ideolojik mücadele kişi¬şel bir şorun değil, bütün Partinin, bütün proletaryanın şorunudur.
Madem ki durum böyledir, o halde Programımızda ateişt olduğumuzu neden açıklamıyoruz? Hıriştiyanların ve öteki dinlere inananların partimize ğirmeşini neden yaşaklamıyoruz?
Bu soruya verilecek cevap, din sorununun burjuva demokratları tarafın¬dan ortaya konulusu ile, Sosyal Demokratlar (Marksistler -b.n.) tarafından ortaya konulusu arasındaki ayrımı belirleyecektir.
Bizim Programımız tamamen bilimsel, dahası materyalist dünya görüsü temeli üzerindedir. Bu nedenle Programımızın açıklanması demek, din sisi¬nin gerçek tarihsel ve ekonomik kökenlerinin açıklanmasını da zorunlu kı¬lacak demektir. Propağandamız kaçınılmaz olarak ateizm propağan-daşını, ğerekli bilimşel yayımların yapılmaşını, otokrat feodal hükümetin buğüne kadar yaşakladığı ve kovuşturduğu yazıların Parti çalışmalarımızın bir dalı haline ğetirilmeşini de içermektedir. Bir zamanlar Enğelş'in Alman Soşyaliştlerine verdiği öğüdü şimdi bi¬zim izlememiz ğerekebilir: Onsekizinci yüzyıl Fransız Aydınlanma dö¬nemi düsünür ve ateistlerinin yazıları çevirilmeli ve genis ölçüde yayılmalı-dır.
Ancak, hiçbir kosulda din sorununu burjuva radikal demokratlarının sık sık yaptığı gibi, soyut, ülkücü bir biçimde, sınıf mücadelesinden kopuk "en-tellektüel" bir sorun olarak ortaya koymak yanlısına düsmememiz gerekir. Asırı baskı temeline oturan ve isçilerin egitilmedigi bir toplumda, dinsel önyargıların sadece propaganda yöntemleriyle yok edilebileceğini sanmak budalalık olur. ^sanlığın üzerindeki din boyunduruğunun, toplumdaki eko¬nomik boyunduruğun bir sonucu ve yansıması olduğunu akıldan çıkarmak burjuva dar görüslülügünden baska birsey değildir. Proletarya kapitalizmin karanlık güçlerine karsı kendi mücadelesiyle aydınlanmadıkça, ne kadar bildiri dagıtılırsa dağıtılsın, ne kadar söz söylenirse söylensin proletaryayı aydınlatmak olanaksızdır. Bizim açımızdan ezilen sınıfın bu dünyada bir cennet yaratmak adına gerçek devrimci mücadelede birlesmesi, öteki dünya cenneti konusunda proletaryanın görüs birliğine gelmesinden daha önemli¬dir.
İste bu nedenle Programımızda atesit olduğumuzu belirtmiyoruz ve böyle davranmak zorundayız. İste bu nedenle, eski önyargılarını henüz sür¬düren proleterlerin Partimize katılmalarını engellemiyoruz ve engelleme¬mek zorundayız. Biz her zaman bilimsel dünya görüsünü ögütleyecegiz ve çesitli "Hıristiyanlar"ın tutarsızlıklarıyla savasacagız. Fakat bu hiçbir za¬man, yeri olmadığı halde din şorununun birinci plana alınmaşı de-mek değildir. Yine bu hiçbir zaman, gerçekten devrimci ekonomik ve siya¬sal mücadele güçlerinin üçüncü sınıf görüsler ya da anlamsız fikirler neden¬iyle birbirlerinden kopmasına, siyasal önemlerini kaybetmesine, ekonomik gelisim karsısında bir yana itilivermesine göz yummamız da demek değildir.
Her yerde ve simdilerde de Rusya'da reaksiyoner burjuvazi, gerçekten önemli, temel ekonomik ve siyasal sorunlardan, yani Rus proletaryasının devrimci mücadelede birlesmesiyle bugünlerde çözümlenmeye baslanmıs olan sorunlardan kitlelerin dikkatini uzaklaştırmak amacıyla din adına mü¬cadeleyi kendine ugras edinmistir. Bugün kendini Kara Yüzler kıyımlarında gösteren ve devrimci mücadeleyi bölmeyi amaçlayan bu reaksiyoner tutum, yarın çok basşka ve çok ustalıklı biçimler alabilir. Biz, durum ne olursa olsun, bu reaksiyoner tutum karsısında serinkanlı, dirençli olacağız ve temelde ol-mayan ayrımların etkilemeyeceği bir öğretiyi, bilimsel dünya görüsünü ve proleter dayanısmasını öğreteceğiz.
Dinin devletten ayrılması açısından, devrimci proletarya dini gerçekten kisisel bir sorun durumuna getirmeyi basaracaktır. Ve ortaçağ kalıntısı küf-lenmisş görüsşlerden arınmısş, bu siyasal düzende, proletarya, din aldatmaca¬sının gerçek kaynağı olan ekonomik köleliğin kalkması için açık ve yaygın mücadele verecektir.
Novaya Zihn
Sayı: 28, 3 Aralık 1905



En Son İncelemeler
Üye Girişi
