Marksist Leninist Kütüphane
Mp3 Player
Erdal Eren


Erdalım benim!

En Son İncelemeler
Simavne Kadısı Oğlu ...
Kazım Koyuncu
Ali Asker ve Ezgileri
Grup Munzur
Charlie Chaplin
TOPLUMSAL DEVRİM SÜREKLİ BİR DEĞİŞME VE DEĞİŞTİRME HAREKETİDİR
Kültür Sanat

Ar­ka­daş­la­rım,
Top­lum­sal dev­rim, sı­nıf­sal te­mel­le­ri olan, ke­sin­ti­siz bir de­ğiş­me ve de­ğiş­tir­me ha­re­ke­ti­dir. Çe­şit­li zor­luk­lar­la do­lu, uzun, san­cı­lı bir ta­ri­hi dö­ne­mi kap­sar. Acı­la­rı, se­vinç­le­ri, ba­şa­rı­la­rı, ye­nil­gi­le­ri, yük­se­liş ve dü­şüş dev­re­le­ri­ni içe­rir.

Top­lum­sal dev­rim­le­ri zo­run­lu kı­lan, uz­laş­maz bo­yut­la­ra ula­şan top­lum­sal çe­liş­me­ler­dir. Sınıf­lı her top­lum, uz­laş­maz sı­nıf çe­liş­me­le­ri­ni bağ­rın­da ta­şır. İş­te dev­rim­le­ri gün­de­me ge­ti­ren bu çe­liş­me­ler, çe­liş­me­le­rin çö­zü­mü için ge­rek­li olan sı­nıf güç­le­ri­ni, bü­tün mü­ca­de­le si­lah­la­rıy­la kar­şı kar­şı­ya ge­ti­rir. Sı­nıf si­ya­set­le­ri­ni, ide­olo­ji­le­ri­ni, tak­tik ta­vır ve dav­ra­nış­la­rı­nı da bu sü­reç içe­ri­sin­de bi­çim­ler.

Top­lu­mu­muz da, gün­den gü­ne ber­rak­la­şan bu saf­laş­ma sü­re­ci için­de­dir. Bi­li­yo­ruz ki, in­san­lık ta­ri­hi sı­nıf­la­rın mü­ca­de­le­le­ri ta­ri­hi­dir. Ta­ri­hin iti­ci gü­cü halk­lar­dır. Ya­ni, ta­ri­hi ge­liş­me­ler, üs­tün ye­te­nek­li in­san­la­rın ese­ri de­ğil, üs­tün özel­lik­le­re sa­hip in­san­lar top­lum­sal çe­liş­me­le­rin ve ge­liş­me­le­rin ese­ri­dir. Top­lum­sal ge­liş­me­le­rin nes­nel ya­sa­la­rı­nı ve halk­la­rın ta­ri­hi eği­lim­le­ri­ni özün­den kav­ra­yan in­san­lar, nes­nel ko­şul­la­ra uy­gun dü­şen doğ­ru öne­ri­le­ri, fe­da­kâr­lık­la­rı ve ce­sa­ret­le­riy­le kit­le­le­rin bi­linç­len­me­le­rin­de, dev­rim he­def­le­ri­ne yö­nel­me­le­rin­de önem­li rol­ler oy­na­mış­lar ve ta­rih, on­la­rı la­yık ol­duk­la­rı yer­le­re otur­muş­tur. Ta­ri­hi akı­şa ve top­lum­sal eği­lim­le­re ters dü­şen, top­lum­sal ger­çek­lik­ten ko­par ve hal­kın dev­rim­ci eği­lim­le­ri­ni çiğ­ne­yen in­san­lar ise, bir za­man­lar halk ta­ra­fın­dan na­sıl yü­cel­til­miş­ler­se, yi­ne halk ta­ra­fın­dan ala­şa­ğı edil­miş­ler­dir, edil­mek­te­dir­ler ve di­le­cek­ler­dir. İş­te bu ta­ri­hi ve ev­ren­sel ger­çek­ler­den ha­re­ket­le, sı­nıf saf­laş­ma­la­rı­nın yo­ğun­laş­tı­ğı gü­nü­müz­de ken­di ye­ri­mi­zi sap­ta­mak gö­re­viy­le kar­şı kar­şı­ya­yız.

Ki­min saf­la­rın­da ola­ca­ğız?
Ba­ğım­sız­lık, de­mok­ra­si ve öz­gür­lük is­te­yen; in­sa­nın in­sa­na kul­lu­ğu­na son ve­ril­me­si­ni is­te­yen halk­la­rın dev­rim­ci saf­la­rın­da mı, yok­sa ba­ğım­sız­lı­ğa ve de­mok­ra­si­ye kar­şı çı­kan, sö­mü­rü­yü bir tas­ma gi­bi halk­la­rın bo­ğa­zı­na ge­çi­rip on­la­rı kö­le­leş­ti­ren ve dü­ze­ni ko­ru­mak için her tür­lü bas­kı ve zül­mü “meş­ru” gö­ren halk düş­ma­nı saf­lar­da mı?

Han­gi saf­la­rı se­çer­sek se­çe­lim, seç­ti­ği­miz saf­lar bi­ze çe­şit­li gö­rev­ler yük­ler. Bu gö­rev­le­rin ye­ri­ne ge­ti­ril­me­si, bi­zi sı­nıf­sal de­ğer­le­re gö­re ad­lan­dı­rır. Ya ezi­len halk­la­rın ve sı­nıf­la­rın fe­da­kâr, yi­ğit, bi­linç­li, unu­tul­maz sa­vaş­çı­la­rı ola­rak, bi­li­nen-bi­lin­me­yen kah­ra­man­la­rı ola­rak ta­ri­he ge­çe­riz… ya da halk düş­man­la­rı ola­rak, nef­ret­le anı­la­rak ta­ri­hin ka­ra saf­ya­la­rı­na, ta­ri­hin çöp­lü­ğü­ne. Ya ana­mı­za, ba­ba­mı­za, ka­rı­mı­za ve ço­cuk­la­rı­mı­za, biz­den son­ra­ki ku­şak­la­ra şe­ref­li in­san­la­rın mi­ra­sı­nı bı­ra­kı­rız… ya da on­la­rın, ya­kın­la­rı­mı­zın, uzun bir sü­re uta­na­cak­la­rı, ha­tır­la­dık­ça yüz­le­ri­ni kı­zar­ta­cak acı bir mi­ras. Biz, ço­cuk­la­rı­mı­za şe­ref­li, onur­lu bir mi­ras bı­rak­ma­lı­yız.

Ar­ka­daş­la­rım,
Şe­ref­li bir mi­ras bı­rak­ma­nın bi­rin­ci ko­şu­lu, ezi­len­le­rin ya­nın­da bi­linç­li bir bi­çim­de saf tut­mak ve ken­di­mi­zi, ezen sı­nıf­la­rın ge­ri­ci ide­olo­ji ve kül­tü­rel et­ki­len­me­le­rin­den, dü­şün­ce bi­çim­le­rin­den, alış­kan­lık­la­rın­dan kur­tar­mak için sa­bır­lı ça­ba sar­fet­mek­tir.

Sa­fı­mız, her tür­lü sah­te­li­ği, grup­çu­lu­ğu aşa­rak, baş­ta iş­çi sı­nı­fı ol­mak üze­re, ezi­len, sö­mü­rü­len bü­tün emek­çi kit­le­le­rin bir­li­ği doğ­rul­tu­sun­da, dev­rim­ci pro­le­tar­ya­nın mü­ca­de­le saf­la­rı ol­ma­lı­dır.

Bu sa­fı iç­ten­lik­le ve ina­na­rak seç­miş­sek, bu saf­la­ra kar­şı olan bü­tün ge­ri­ci güç­le­re ve bu güç­le­rin ide­olo­jik, si­ya­si, kül­tü­rel ve top­lum­sal et­ki­le­ri­ne kar­şı, bi­lim­sel sos­ya­liz­min il­ke­le­ri te­me­lin­de sa­vaş­ma­lı­yız.

Bu gö­rev, ken­di­mi­zi ve çev­re­mi­zi de­ğiş­tir­me­yi em­re­der.

Bu gö­rev, dev­rim­ci fe­da­kâr­lı­ğı, bil­gi edin­me­yi, yi­ğit­li­ği ve al­çakgö­nül­lü ol­ma­yı em­re­der.

Bu gö­rev, dev­rim saf­la­rı­nı seç­miş in­san­la­rın, eleş­ti­ri, özeleş­ti­ri te­me­lin­de bir­li­ği­ni em­re­der.

Bu gö­rev, dev­rim yo­lu­nu seç­miş in­san­la­rın kar­deş­li­ği­ni, kit­le­ler­le bir­leş­me­si­ni em­re­der.

Ar­ka­daş­la­rım,
Ye­ni bir ya­şa gir­di­ğim bu gün, ge­rek ba­na ge­rek­se siz­le­re, geç­mi­şe eleş­ti­ri­ci bir göz­le bak­ma­nın, ha­ta­la­rı­mı­zın sı­nıf­sal kök­le­ri­ni araş­tır­ma­nın, bi­zi hal­ka gü­ven­siz, bi­rey­ci, tem­bel ya­pan ana ne­den­le­rin araş­tı­rıl­ma­sı­nın ve­si­le­si ol­sun.
Ger­çek­ten dev­rim is­ti­yor­sak, dev­ri­min çı­kar­la­rı­nı bi­rin­ci pla­na al­ma­lı­yız. Ge­rek ken­di, ge­rek­se ar­ka­daş­la­rı­mı­zın za­af­la­rı­na, ya­pı­cı ve arın­dı­rı­cı bir bi­çim­de, bu açı­dan bak­ma­lı­yız.

Bi­zi zor gö­rev­ler bek­li­yor. Ba­şa­rı­lı ol­mak, en kü­çük ay­rın­tı­nın bi­le doğ­ru sı­nıf­sal il­ke­ler ışı­ğın­da ti­tiz­lik­le ir­de­len­me­si­ni zo­run­lu kı­lar. Siz­le­re, önü­müz­de­ki çe­şit­li en­gel­le­rin aşıl­ma­sın­da gü­cüm ora­nın­da yar­dım­cı ol­mak için ça­lı­şa­ca­ğım; olum­lu yan­la­rı­mı­zın vaz­ge­çil­mez dos­tu, za­af­la­rı­mı­zın aman­sız düş­ma­nı ola­rak her za­man ya­nı­nız­da ola­ca­ğım. Bü­tün ek­sik­lik ve yet­mez­lik­le­ri­ni­ze kar­şın siz­le­re ina­nı­yo­rum ve gü­ve­ni­yo­rum. Bu inan­cım, kay­na­ğı­nı hal­kı­ma duy­du­ğum gü­ven­den alı­yor. Dev­ri­min ge­rek­tir­di­ği bil­gi­ler ve ye­te­nek­ler ka­za­nı­la­bi­lir şey­ler­dir. Hal­kı­mız mut­la­ka ba­şa­rı­ya ula­şa­cak­tır. Ba­ğım­sız­lı­ğın, mut­lu­lu­ğun ve öz­gür­lü­ğün düş­ma­nı empe­ryalizm ve sos­yal em­per­ya­lizm ye­ni­le­cek­tir. İn­san­lık düş­ma­nı fa­şizm ye­ni­le­cek­tir! Re­for­mizm ve re­viz­yo­nizm ye­ni­le­cek­tir! Her tür­lü sağ ve “sol” sap­ma­lar aşı­la­cak­tır! Ve hal­kı­mız ken­di ese­ri ola­cak De­mok­ra­tik Halk Dev­ri­mi­ni ve bu­ra­dan ge­çe­rek sos­ya­liz­mi ke­sin za­fe­re ulaş­tı­ra­cak­tır. Bu, ta­ri­hin yaz­gı­sı­dır.

Ya­şa­sın dev­rim!..

Yıl­maz Güney, bu ko­nuş­ma­yı, Kay­se­ri Ce­za­evi’nde, 1 Ni­san 1977’de “do­ğum gü­nü” do­la­yı­sıy­la Ko­mün Ar­ka­daş­la­rı önün­de yap­tı, da­ha son­ra Güney Der­gi­si’nde ya­yın­lan­dı.

Yılmaz Güney  Siyasal Yazılar I-III

Üye Girişi
Kullanıcı Adı

Parola



Henüz Üye Değil Misiniz?
Buraya Tıklayarak Üye Olabilirsiniz.

Parolanızı Mı Unuttunuz?
Buraya Tıklayın
.


Denizler


Türkiye’nin bağımsızlğından başka bir şey istemedik. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsünler. !

Galeriden
TDKP
TDKP
Halkın Kurtuluşu
En Çok Okunan Haberler
Konu Okunma
HAYATIN OLDUĞU YERDE SAVAŞMAK İSTİYORUM. 728
ULUSLARIN KADERLERİNİ TAYİN HAKKI 616
Devrimci Maceracılık 599
Burjuva Demokrasisi ve Proletarya Diktatörlüğü Üzerine Tezler - V.İ.Lenin 585
Sosyalizmin Alfabesi 570
DEVLET VE İHTİLÂL 552
Nereden Başlamalı? 525
Kapital 486
CAN YUCEL 405
LENİNİZMİN İLKELERİ 337
Rastgele Video