| Erdal Eren |
|

Erdalım benim!
|
|
“Insanlar... Tanik olunuz ki, bugün olmazsa yarin, mutlaka sömürünün tüm çarklari kirilacak, nice direnirse dirensin, sömürgen yeryüzünden kalkacaktir. Yasami bugünden yarina kendi küçümencik ömrüyle bir tutanlar belki anlayamazlar. Ama, tarihin gelecegi, insanliga bunu hazirlamaktadir. Tüm toprak isleyenin, tüm tezgahlar üretenin, tüm sular kullananin ve dahi egemenlik, salt emekçinin olacaktir. Siz çocuklariniza iletiniz, bugün olmazsa bile. Çocuklariniz, çocuklarina iletsinler. Hükümdarliklar, taçlar nice görkemli görünseler de, üstünde durduklari baslar için giderek tasinmaz olmaktadirlar. Bir gün mutlaka, insanlar baslarindan egemenleri atacaklardir. Sultanlarin, krallarin, ruhbanlarin yerini, birbirine kenetlenmis, dayanmis ve her isini danisma üzerine kurmayi aliskanlik haline getirmis emekçilerin egemenligi alacaktir.”
Sehy Bedreddin 1364 (65)- 1420
Onlar ki toprakta karınca, suda balık, havada kuş kadar çokturlar;
korkak, cesur, cahil hakim ve çocukturlar
ve kahreden yaratan ki onlardır, destanımızda yalnız onların maceraları vardır.
|
Yerin seni çektiği kadar ağırsın Kanatların çırpındığı kadar hafif.. Kalbinin attığı kadar canlısın Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç... Sevdiklerin kadar iyisin Nefret ettiklerin kadar kötü.. Ne renk olursa olsun kaşın gözün Karşındakinin gördüğüdür rengin.. Yaşadıklarını kar sayma: Yaşadığın kadar yakınsın sonuna;
Ne kadar yaşarsan yaşa, Sevdiğin kadardır ömrün.. Gülebildiğin kadar mutlusun Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin Sakın bitti sanma her şeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin. Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın Bir gün yalan söyleyeceksen eğer Bırak karşındaki sana güvendiği kadar inansın. Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret Ve sevgiline hasret kaldığın kadar ona yakınsın Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın Güneşin seni ısıttığı kadar sıcak. Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü. Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin..
İşte budur hayat! İşte budur yaşamak bunu hatırladığın kadar yaşarsın Bunu unuttuğunda aldığın her nefes kadar üşürsün Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun Çiçek sulandığı kadar güzeldir Kuşlar ötebildiği kadar sevimli Bebek ağladığı kadar bebektir Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin...Can YÜCEL
|
| KiTAPLAR,YAZILAR |
| (SSCB;DE SOSYALİZMİN NİHAİ ZAFERİ ÜZERİNE |
| (SSCB’DE SOSYALİZMİN NİHAİ ZAFERİ ÜZERİNE - İngilizce Baskıda makalenin ana başlığı-Editörün Notu) - İVANOV İVAN FİLİPOVİÇ YOLDAŞA YANIT, 12 Şubat 1938, J.V. STALİN, Eserler, Cilt 14, , Şubat 1934-Nisan 1945, Türkçe Baskı, İnter Yayınları, Aralık 1993, s. 185-192 |
pk - Nisan 05 2010 17:02:56 ·
Devamı ·
57 Okunma ·
|
|
| SSCB NDE SOSYALİZMİN EKONOMİK SORUNLARI |
SSCB’NDE SOSYALİZMİN EKONOMİK SORUNLARI
J.V. Stalin, Eserler, Cilt 16, Mayıs 1945-Aralık 1952, Türkçe Baskı, Haziran 1994, İnter Yayınları, s.338-341
|
pk - Nisan 05 2010 17:00:58
Devamı ·
73 Okunma ·
|
| MUTLAK ZORUNLU BİR DÜZELTME |
16 Aralık tarihli "Pravda" (No. 296), ("Parti İnşası" başlığı altında) imzasız bir makale yayınladı: "Karışıklık Olmadan Olmaz mı?". Bu makalede, "Komsomolskaya Pravda"da [15] çıkan "Leninizme Girişin Özeti" adlı makalenin bir tezi, emperyalist dünya cephesinin devrimci tarzda yarılmasının en elverişli koşullarını inceleyen tezi eleştirilmektedir. |
pk - Nisan 05 2010 16:59:15
Devamı ·
78 Okunma ·
|
| ÖZELEŞTİRİ ÜZERİNE |
MK VE MKK BİRLEŞİK NİSAN PLENUMU’NUN ÇALIŞMALARI ÜZERİNE, J.V. Stalin, Eserler, Cilt 11, 1928-Mart 1929, SBKP(B) MK Marx-Engels-Lenin Enstitüsü, Türkçe Baskı, İnter Yayınları, Temmuz 1992, s. 36-44 |
pk - Nisan 05 2010 16:56:57
Devamı ·
46 Okunma ·
|
| TROÇKİNİN MEKTUBU ÜZERİNE |
TARTIŞMA ÜZERİNE, RAFAİL ÜZERİNE, PREOBRAJENSKİ VE SAPRONOV’UN MAKALELERİ ÜZERİNE VE TROÇKİ’NİN MEKTUBU ÜZERİNE, Pravda, 15 Aralık, 1923, J.V. Stalin, Eserler, 1921-1923, Cilt 5, Türkçe Baskı, İnter Yayınları, s. 313 |
pk - Nisan 05 2010 16:55:23
Devamı ·
57 Okunma ·
|
| K a d ı n ve A i l e |
[Marks, Engels ve Lenin'in Über Die Frau und die Familie (Verlag für die Frau, Leipzig 1976) adlı derleme yapıtını, Almancasından Öner Ünalan dilimize çevirmiş ve kitap Kadın ve Aile adı ile Sol Yayınları tarafından; Kasım 1992 (Birinci baskı: Haziran 1979; ikinci Baskı: Nisan 1989), tarihinde, Ankara'da Kurtuluş Basımevi'nde bastırılmıştır.] |
pk - Nisan 01 2010 12:00:04
Devamı ·
65 Okunma ·
|
| BURJUVAZİ VE KARŞI-DEVRİM |
11 Aralık 1848'de Marx tarafından yazılmıştır. Neue Rheinische Zeitung 15 Aralık 1848, n° 169'da yayınlanmıştır.
K. Marx and F. Engels, Selected Works (Progress Publishers, Moscow 1969, s. 138-141) [Türkçe'ye çevirisi, K. Marks, Burjuvazi ve Karşı Devrim, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: I, s: 169-173, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Aralık 1976] |
pk - Nisan 01 2010 11:53:13
Devamı ·
81 Okunma ·
|
| LAHEY KONGRESİ |
 LAHEY KONGRESİ 8 EYLÜL 1872 GÜNÜ AMSTERDAM'DA YAPILAN TOPLANTIDAKİ KONUŞMANIN TUTANAĞI[245] 15 Eylül 1872 tarihli La Liberte n° 37'de ve 2 Ekim 1872 tarihli Volksstaat n° 19'da yayımlanmıştır. [Türkçe'ye çevirisi, Marks-Engels: Seçme Yapıtlar, Cilt: II, s: 349-351, Birinci Baskı, Sol Yayınları, Temmuz 1977]
|
pk - Nisan 01 2010 11:48:46
Devamı ·
48 Okunma ·
|
| Marksizm ve Ulusal Sorun ve Sömürgeler Sorunu | |
MEŞKOV, KOVALÇUK VE ÖTEKİ YOLDAŞLARA YANIT (18 MART 1929)
MEKTUPLARINIZI aldım. Aynı konuda bu ay içinde başka yoldaşlardan aldığım mektuplarda ileri sürülen görüşlere benzer bir tutumu benimsiyorsunuz. Ama ben, özellikle sizi yanıtlamaya karar verdim, çünkü siz, sorunu daha sert olarak koyuyorsunuz ve böylelikle konunun aydınlanmasına yardım ediyorsunuz. Kuşkusuz, sözkonusu edilen sorunlara mektuplarınızda sunduğumuz çözüm yanlıştır; ama bu başka bir konu; buna daha aşağıda değineceğiz. Sorunu ele alalım:
|
pk - Mart 24 2010 17:18:31
Devamı ·
44 Okunma ·
|

| Kapitalist toplumda sanatçının emeği; Karl Marx | Artı-Değer Teorileri |
 Artı-değer, genel anlamda, gerekli-zorunlu olandan daha fazlasının üretilmesi anlamında kullanan Marx’a göre kapitalist ekonominin temel düzenleyici ilkesi, “emek-deger yasası”dır; bunun somut karşılığı ise, toplumun temelini oluşturan ögenin canlı emek gücü olmasıdır. Artı-değer burada, başkaları tarafından el konulmak üzere, emek gücünün gerekli-zorunlu-ürünün ötesinde, belirli bir ücret ile satın alınarak fazla üretim yapmasıdır. İşçi, belli bir ücret karşılığında, emek gücünü satabiliyor olmak için, artı-ürün ya da artı-değer üretmek durumundadır.
|
pk - Mart 23 2010 15:43:31
Devamı ·
54 Okunma ·
|

| Anti-Dühring -Friedrich Engels |
 Friedrich Engels Anti-Dühring Bay Eugen Dühring Bilimi Altüst Ediyor
Eylül 1876 - Haziran 1878 tarihlerinde yazıldı.
İlk kez 3 Ocak 1877 - 7 Temmuz 1878'de Vorwärts'da yayınlandı. [Türkçe baskı, Sol Yayınları, Ekim 1995, Üçüncü Baskı (Birinci Baskı: Mart 1975, İkinci Baskı: Mart 1977)] |
pk - Mart 07 2010 21:05:56
Devamı ·
59 Okunma ·
|
|
 |
| Avrupa İşçi Hareketi İçindeki Ayrılıklar |
Çeşitli ülkelerdeki işçi hareketinin deneyimi, marksist taktiklerin niteliğiyle ilgili somut pratik sorunların temelini anlamamıza yardımcı olur; daha genç ülkelerin marksizmden ayrılmanın gerçek sınıf niteliğini daha açıkça kavramalarına ve bu ayrılmalara karşı daha başarılı savaşım vermelerine yardımcı olur. |
pk - Ocak 04 2010 17:26:46
Devamı ·
79 Okunma ·
|


| Leninle kadın sorunu üzerine |
“Yönergeler, kadının gerçek kurtuluşunun ancak Komünizmle mümkün olabileceğini kesin bir şekilde ifade etmelidir. Kadının toplumsal ve insani konumu ile, üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet arasındaki kopmaz bağ güçlü bir şekilde işlenmelidir. Böylece, kadın hakları savunuculuğuna karşı araya kalın ve silinmez ayrım çizgisi çekilmiş olur. Ama bununla, aynı zamanda, kadın sorununu toplumsal sorunun, işçi sorununun parçası olarak kavrama ve böyle bir sorun olarak onu proletaryanın sınıf mücadelesi ve devrimle sıkı bir şekilde bağlamanın da temeli verilmiş olur.
|
pk - Aralık 28 2009 14:03:30
Devamı ·
89 Okunma ·
|

| Kadınlar Karl Marx'a ne borçludur? |
“Kol emeği ile yapılan işlerde becerinin ve gücün gerekliliği ne kadar azalırsa, başka bir deyişle modern sanayi ne kadar gelişirse, erkek emeğinin yerini o ölçüde kadın emeği alır. Yaş ve cinsiyet farklılıklarının işçi sınıfı için hiçbir ayırt edici toplumsal geçerliliği kalmamıştır artık. Artık yalnızca, yaş ve cinsiyetlerine göre farklı masraflara yol açan iş araçları vardır... |
pk - Aralık 28 2009 14:01:21
Devamı ·
81 Okunma ·
|

| Ulusal Sorun Üzerine Tezler |
Lenin, bu tezleri ulusal sorun üzerine 9, 10, 11 ve 12 Temmuz 1913'de Zürih, Cenevre, Lozan ve Bern'de verdiði konferanslar için hazırlamıştır.) 1913 Haziranında yazıldı. Ýlk kez 1925'te Lenin Miscellany III'te yayınlandı. Lenin, Collected Works, vol. 19, s. 243-251. [Türkçe çevirisi, Yurdakul Fincancı tarafından yapılmış ve "Ulusal Sorun ve Ulusal Kurtuluş Savaşları" içinde [s: 80-88] yayınlanmıştır. Sol Yayınları, İkinci Baskı, Ekim 1993 -Birinci Baskı, Ağustos 1979]
|
pk - Aralık 08 2009 15:59:38
Devamı ·
75 Okunma ·
|

| Parti İçi Gelişmede Karşıtlıklar |
Bolşevikler grubu olarak 1903 yılında ortaya çıktığı andan itibaren başlayarak Partimizin tarihine bakılır ve onun ta günümüze kadarki daha sonraki aşamaları izlenecek olursa, hiç abartmaksızın söylenebilir ki, Partimizin tarihi, Parti içindeki karşıtlıkların mücadelesinin tarihidir, bu karşıtlıkları aşmanın ve bu karşıtlıkların aşılması temelinde Partimizin güçlenmesinin tarihidir. Rus insanlarının çok kavga heveslisi olduğu, tartışmaktan, görüş ayrılıkları yaratmaktan çok hoşlandığı, ve bu yüzden Partilerinin gelişmesinin Parti içi karşıtlıkların aşılması yoluyla gerçekleştiği varsayılabilir. Bu doğru değildir, yoldaşlar. Burada sözkonusu olan kavga hevesi değildir. Burada sözkonusu olan, Parti'nin gelişme seyri içinde, proletaryanın sınıf mücadelesinin seyri içinde ortaya çıkan ilkesel görüş ayrılıklarının var olmasıdır. |
pk - Kasım 26 2009 10:20:01
Devamı ·
87 Okunma ·
|

| PARTİ İNŞASININ ÖNÜNDEKİ GÖREVLER ÜZERİNE RAPOR |
Parti aygıtımız gerçekte nelerden oluşmaktadır? Parti aygıtı – bu MK’dir, bölge komiteleridir, il komiteleridir, ilçe komiteleridir. Bunlar Partiye tabi midir? Elbette ki tabidir, çünkü bunların yüzde doksanı Parti tarafından seçilir. İl komitelerinin atama yoluyla oluştuğunu iddia edenler haksızdır. Bunlar haksızdır. Yoldaşlar, ilçe komiteleri ve MK gibi, bizde il komitelerinin de seçildiğini biliyorsunuz. Bunlar Partiye tabidir. Ama bir kez seçildikten sonra, çalışmayı yönetmek zorundadırlar—söz konusu olan budur. |
pk - Kasım 26 2009 10:16:42
Devamı ·
88 Okunma ·
|

| SSCBNDE SOSYALİZMİN EKONOMİK SORUNLARI |
“Herkes yaptığı işe göre” formülünden “Herkese gereksinimine göre” formülüne geçebilmek için, yalnızca üretici güçlerin rasyonel bir organizasyonuna gerek duyulduğu görüşündedir. Bu, sosyalizmin ekonomik gelişim yasalarının hiç anlaşılmadığını gösteren büyük bir yanılgıdır. Yoldaş Yaroşenko, sosyalizmden komünizme geçiş koşulları çok fazla basit, çocukça bir basitlik içinde ortaya koyuyor .Yoldaş Yaroşenko, kolektif çiftlik grup mülkiyeti, meta dolaşımını vs. gibi ekonomik olgular yürürlükte kaldıkça ne toplumun tüm gereksinimini karşılayabilecek ürün fazlalığının, ne de “Herkese gereksinimine göre” formülüne geçişin sağlanamayacağını kavramıyor. Yoldaş Yaroşenko, “Herkese gereksinimine göre” formülüne geçmeden önce, toplumun, ekonomik ve kültürel yeniden eğitimin bir dizi aşamalarından geçilmek zorunda olunduğunu kavramıyor; bu aşamalar sırasında iş, toplumun gözünde, yalnızca geçimi sağlayan bir araçtan, ilk yaşam gereksinimi ve toplumsal mülkiyet, toplumun sarsılmaz ve dokunulmaz temeli haline gelmek zorundadır. |
pk - Kasım 26 2009 10:11:44
Devamı ·
74 Okunma ·
|

| SSCB DE SOSYALİZMİN NİHAİ ZAFERİ ÜZERİNE - İngilizce Baskıda makalenin ana başlığı-Editörün Notu) - İVANOV İVAN FİLİPOVİÇ YOLDAŞA YANIT, 12 Şubat 1938, J.V. STALİN, Eserler, Cilt 14, , Şubat |
“Sadece bir devlet içinde değil, bir devletler sistemi için de yaşıyoruz ve Sovyet Cumhuriyetinin emperyalist devletlerle yanyana uzun süre varlığını sürdürmesi düşünülemez. Sonunda ya biri, ya öteki zafere ulaşacaktır. Bu sona kadar da, Sovyetler Birliği ile bu burjuva devletler arasında bir dizi korkunç çatışma kaçınılmazdır. Bunun anlamı, egemen sınıfın, proletaryanın, eğer egemenliğini sürdürmek istiyorsa, sürdürecekse, bunu askeri örgütleriyle de kanıtlamak zorunda olduğudur.” (Lenin, SE, Cilt VIII., Almanca baskı, s. 35, 36). |
pk - Kasım 26 2009 10:09:05
Devamı ·
78 Okunma ·
|
|
|
|
| Üye Girişi | |
|
| |
| . | |
| |
| Denizler | |
|

Türkiye’nin bağımsızlğından başka bir şey istemedik. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsünler. !
| |
| Galeriden | |
4 0cak 2010 grevi
| |
|